22 Aralık 2010 Çarşamba

ASUDEM KUZUM







dünyamıza hoşgeldin derken fotoğrafın yoktu şimdide annenin face den çaldım iyikide çaldım çünkü sen kocaman bi zuzu olmuşsun kuzum benim yaaaa


allah nazarlardan saklasın seni....

ÇOK ACİL OYUNCAK YARDIMI

ARKADAŞLAR ÇOK ACİL OYUNCAK YARDIMI BEKLİYORUZ...
EVİMİZDE HİÇ OYUNCAK YOK YAAA Bİ BUNLAR KALDI OYNAMAK İÇİN...
SESİMİZİ DUYUN
LÜTFENNNN...
OYUNCAK

STRESLİYİZ


Kızım daha şimdiden strese girdi en çok korktuğu şeyler
Kuklalar-Palyaçolar-Noel Baba
Kreşte yılbaşı partisi olacak ve palyaço ile noel baba gelecek diye şimdiden okula gitmek istemiyo.
Kreşte sadece 1 tanemi çocuk korkar yaaa numunelik kızım korkuyo ve ofiste oturuyo
yapcak bişey yok bakalım
bu korkuyo nasıl yeneceğiz...

16 Aralık 2010 Perşembe

İNANAMIYORUM

Kızım doğduğundan beri hep uyku problemimiz vardır. Yok böyle bi çocuk hiç uyku denen bişey yok... Kreşe başlayınca düzelir dediler oda olmadı.. Son 1 hafta 10gündür akşam 9-9:30 gibi bütün ev halkı yatıyoruz.
Yeterki alışsın diye galiba biraz etkili olduk....
Kızım doğalı 40 ay oldu dün ilk defa kendi koltuğun üzerine yattı ve uyudu inanamıyorum yaaaa...
Anne uyuyacağım dedi tabiki ben olmayacağını bildiğim için pek oralı olmadım.
Emzik-battaniye ve Kakaolu (nesquıkli süt) istedi ve döndü arkasını uyudu....
Allahım ne olursun hep böyle devam ettsin..
Yoksa uykusuzluktan kayıp gidicem artık....

15 Aralık 2010 Çarşamba

ANNE DEMEK

Anne demek;
* Yenilen her lokmadan sonra alkış kıyamet koparan,şenlik havasına bürünendir.

* Çıkan her pirinç tanesi diş için tüm hısım akrabaya telefon açandır.

* Tüm hafta hayalini kurduğu pazar kahvaltısına oturup asla yiyemeden kalkandır.

* Sabaha kadar kırk sefer uyanarak,sabah kalkıp zombi gibi işe gitmektir.

* İşten eve geç gelmenin vicdan azabıyla bebeklerinin yanına kıvrılıp saatlerce koklayandır.

* Tatil yapamamanın kitabını yazandır.

* Eskiden hergün uğradığı kuaförünün yolunu unutandır.

* Çaydanlığın kapağı ile pet şişeyi kapatmaya çalışandır.

* Parça pinçik olmuş pazar gazetesini birleştirip okumaya çalışandır.

* Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp,gözü kapalı geri dönendir.

* Saatlerce leblebi parmaklı ayakları öpmekten sonsuz keyif alandır.

* Temcid pilavı tadındaki baby tv yi seyretmektir.* Bebek şef şarkısı söyleyerek,fırsat bu fırsat deyip birşeyler yedirmeye çalışmaktır.

* Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak,mısırı tanelere ayırmaktır.

* İşten yeni gelmiş ve içeri ilk adımı atmışken,"Anne atttaaaaa" sözleriyle çark edip,en yakın parkın yolunu tutmaktır.
* Anne demek bebek havuzunda yüzmektir.

* Başka bir anneyi nerede görürse görsün "Seni çok iyi anlıyorum tatlım "bakışı atandır.

* Aşı takvimini ezbere bilendir.

* Kazara kendi için alışverişe gidip nasıl olduysa bebek kıyafeti dolu poşetlerle geri dönendir.

* Ne kadar sert olursa olsun hayır demeyi beceremeyendir.

* İşe yetişmek için düğmelerini bahçede ilikleyendir.

* Uyduruk ninni besteleyendir.

* Çantasında sürekli Oyuncak kurbacık,ıslak mendil ve kreker taşıyandır.

* Son teknoloji telefonu denize atıldığında ,diken diken olmuş her bir saçına rağmen,annecim telefonlar yüzemez diyebilendir.
* Anne demek eskisinden bin kat daha güçlü olmak demektir.

* Anne demek hayatının sonuna kadar ve sonunun da ötesinde birileri için endişelenmektir.

* Anne demek iki küçük melekle,gururla,küçük dağları ben yarattım edasında yürüyebilmektir.

* Anne demek yüreyini parçalara bölüp herbir parçayı özenle onlara sunmaktır.

* Anne demek 9 ay karnında taşımak değil,ömrünün sonuna kadar yüreğinde taşımaktır.

13 Aralık 2010 Pazartesi

KEŞKE BURADA OLSAYDILAR....


İstanbulu istanbul olduğu için değil komşularım için özlüyorum...
Keşke onlarla aynı ortamda olabilsem....
İnsana varlıkları bile yetiyo...
Gerçi ben onlardan uzak olsamda hiç yalnız bırakmıyolar sağ olsunlar...
Kızıma gelen kargoda Buket Teyzesi ve Komşu annesinden...
Bu da sevincimiz...
Minişe bayıldık.....
Hediyelere teşekkür etmek için telefon açıyoruz ve benim yüzsüz kızım komşu annesinden bu seferde masal kitabı istiyo...
Çocuk bile uzak görmüyo kendine (şaka bi yanada birazda yüzsüzlük var galiba )

JİMNASTİK MACERAMIZ...




kızımla pazar günü jimnastik kursuna gittik. Tabiki herzamanki gibi korktu. Bi daha gitmeyecekmiş. Öyle diyo ama şimdide yok sen beklersen giderim diyo. Aslında çok hevesliydi ama nedense öğretmenin ses tonundan korktu galiba bakalım pazar günü yine gidicez neler olacak....
İlerde fotoğraftaki gibi bi jimnastikçi olur mu ne dersiniz......

9 Aralık 2010 Perşembe

YOĞUNNN

O kadar çok yoğunumki ne kuzumu fotoğraf çekebiliyorum nede kafamı toplayıp bişeyler yazabiliyorum.
Silkelenip kendime en kısa sürede gelicem...
Bekleyin beni......

20 Kasım 2010 Cumartesi

ŞÖFÖR OLACAK KESİN




şöför olacak vallah yaaa
otobüse bindiğimizden beri şöförün yanına gitmek isteyen kızım.
sonunda muradına erdi...
Yanındaki abisi host aslında şöförler sigara içemk için dışardalar..
Sonra geldiler ve 2 tane şişman adam ama öyle böyle değil camın önünde duruyolar içlerinden biri "çocuk ayı gördüm diye korkmasın" demesiyle ortalık kahkahadan geçilmez oldu..
"Korkma kızım biz insan üstüyüz" diye kendileriyle dalga geçiyolar....

3 AFACAN


kızım, ablası ve süt abisi utku
3 afcan çok iyi oynadılar en azından bizi rahatsız etmediler tabiki buda hilal sayesinde oldu...
ablalarına tekrardan onlarla ilgilendiği için teşekkür ederiyorum...
Teşekkürler Hilal....

AİLEM


ailem ve bayram
çok yorucu yolculuklardan sonra kavuşabildik birbirimize.. Tabiki biz gelin görümce yemek hazırlama derdine düşünce foto karelerinde bizi görmeniz mümkün olmuyo.. Gerçi eşim Kerim bi iş yapmadığı halde fotolarda yok neredeydi o arada bilmiyom..
İnşallah bi dahaki sefere....

BAYRAM SABAHI KIRKLARELİ


gece 1de binip doğru düzgün uyumadan 7,30da otobüsten inen bu çocuk değil sanki ben kaç yaşında kadın kafamı koyacak yerler ararken o tavukların peşinde koşabiliyo nasıl bi enerjidir bilmiyorum vallah yaaaa.. Hiç bitmek tüeknmek bilmiyo...

ÇOCUK KAZALARI




Arife günü otobüs saatimizi beklerken zeynebin bi ara sesi yok oldu meraklandım bi baktımki banyoda tabureyi götürmüş süsleniyomuş. Bende tamam dedim ve çıktım banyodan. 5/10 dakika sonra mıkırdanıp çenesini tutarak yanıma geldi ne oldu deyip elini çekmemle kanla karşılaşmam bir oldu. Çok meraklı kızım tabureyi daha biraz ileri götürerek babasının traş malzemelerine ulaşmış ve babası gibi traş olmak istemiş sonuç 3 çüzük ve şakır şakır akan kan kanıyo kızım dediğimde çığlığı basıp ağlamaya başladı. Sonrda bant yapıştırdık tabiki kan biraz geç durdu. Allahtan verilmiş sadakamız varmış ucuz atlakttık dahada fazla kesebilirdi...

15 Kasım 2010 Pazartesi

İYİ BAYRAMLAR

13 Kasım 2010 Cumartesi

REZİL OLMAK...

4 yaşına girmiş bi çocuğun varsa rezil olmamak elde değil....
Dün akşam güya bayram alışverişi yapmaya gittik...
Tabiki Çanakkale genelinde çocuk kıyafetleri satan pek bi yer yok direk lcw gittik. Öyle bişeyki iğne atsan yere düşmez... Sanki bedava dağıtıyolar.... Hani biri alışverişyaparken diğer kişininde kasa kuyruğuna girmesi gerekiyor.. O derece çok kalabalık...
Kalabalıktan bişey beğenemedim açıkçası... Bi siyah elbise beğendim tabiki Aysun elbiseye bitti...
Gittik kabine deniycez ama ne mümkün bi dünya kuyruk kabinlerde zar zor denemek için giyindir...
Ve Olay burda başlıyo...
Elbiseyi çıkarmak istemeyen bi kız ve peşinde koşan bi anne ...
Ama öyle böyle değil nasıl kaçıyo
o elbiseyle kalacakmış..
Tamam
Barkodunu okutalım parasını ödeyelim, alarm çıkarsınlar...
Olmazzzzzz
Reyonlar arasında kaçan bi çocuk peşinde anne, kasa görevlisi 2 arkadaş, Öğrencisini tanımayan bi öğretmen :):):)
Kasaya giderse elbiseyi üstünde çıkaracaklar sanıyo..
Zorla ikna oldu geldik alarm çıkartıldı barkod koparıldı içi rahatladı...
Ama sonrası
Elbise kısa kollu süsü bozulmasın diye mont giymek istemiyoz...
Yollarda anıran bi çocuk....
Gökben öğretmenimiz kandırdı sağolsun sonunda giydik montumuzu.....
Sonra minübüse binene kadar yollarda ağlayan değil anıran bi çocuk....
Minübüs sevgimizden minübüse adım atıldığı gibi sustu ve yerini aldı (şöför yanı)
Alışveriş yaptık kim görürse ama ben hadi çocuğum katlanmalıyım..
Aysun ve Gökbende nasibini almış oldu...
Bi daha dışarı çıkmama kararı aldım kendimce ne kadar uygularım bilmiyom :):):)

11 Kasım 2010 Perşembe

AİLEMİZE YENİ Bİ CAN KATILDI...


Kuzenim Esranın(es) bebişi oldu...
Dünyaya hoşgeldin ASUDE bebek..
Yanlarında olmayı çok istedim..
Nedense çok heycan yaptım...
Acaba kimse benziyo söylenene göre es'e benziyomuş...
Ozaman direk benim kızımada benziyo oluyo çünkü zeynep esraya çok benziyo....
Allah analı babalı büğütsün....

9 Kasım 2010 Salı

YARDIMMMM

Saat 23.16 ve işyerinden iş getiren anne çocuğunun gözünün içine bakar uyusun diye ama çocuk bu saatte FASULYE oynamak ve zorunlu olarak oynatmak ister bide bu yetmezmiş gibi Çiçekçi kız açsana anne diyen bi çocuk yardımmmmm.
Ama trakyalıyız ne yapalım çocuğun kanında var romanlık galiba saat falan dinlemiyo....

KUZUMMMM


7 Kasım 2010 Pazar

YENİ PONY AİLEMİZ


yarın sabah 7:45te ben, kızım ve pony ailesi bizimle birlikte kreş yollarına düşecek.

"Kızım 1 tane götür yeter"

" olmaz Aysun öğretmenim hepsini istedi hem Eylül'ede vericem 1 tane yetmezki bize"
mecbur sülalecek gidicez kreşe bide minibüs şöförüyle ahbap olmak var sabahın ayazında
"ben şöförün yanında oturabilrimiyim...."
Ses çıkaramayan bi anne
gel otur diyen şöför
yada
duymamazlıktan gelen şöför
gel otur lafı duyulursa bizden bahtiyarı yok tabikii
sabah sabah şöförün kafası ütülenmeye başlanır.....

CADILAR BAYRAMI


Şimdiye kadar hiç cadılar bayramının ne zaman olduğunu merak etmemiştim taki dün kipadan eve dönerken minibüse binen 3 tane kılık kıyafeti değişik kızları görmeden önce..

Kipadan minibüse bindik tabiki zeynep yine şöförün yanında serenat yapıyo ve arabadaki herkez onu dinliyo...

Zeynebi tanımayan aysun ve nursel :):):):)

bir kaç durak sonra minübüse 3 tane kız bindi cadı gibi giyinmişler makyajlar falan başlarındaki taçlar şapkalar derken ...

Önden yükselen bi ses...

BUNLAR NEDEN CADI GİBİ OLMUŞ...

Bu soruyu şöföre bağararak soran ZEYNEP

arkadan arabay binmeye çalışan kzılarda gülerek tebessüm.. Oysaki kızlara herkezin gülesi varmış zeynepten gelecek atak bekleniyomuş gibi oldu...

Eve gelene kadar yolda biraz uzun şöföre sürekli şarkılar söylendi..

SONUÇ: Zeynebi tanıyamayan bi öğretmen

Cadılar bayramının 6 Kasım olduğu

ODAMIZIN SON HALİ


odamızın son hali
biz mickey mouse istemeylimde kim istesin evin her köşesinden çıkıyo vallah...

VAK VAK

BENİM BABAM TUYATO GİBİ ADAM...

2 Kasım 2010 Salı

TEŞEKKÜRLER



daha önceki bi posumda mıckeyli ürünler kabulümüzdü diye yazmıştık ve sesimiz çabuk duyulmuş olmalıki kızımın sevgilisi (müstakbel damadım) tarafından kızıma bugün mickeyli pipetli bardak hediye alınmış...
Aşklar böyle küçükken başlıyo galiba çilekli sütler alındı şimdi bardaklar bakalım daha neler olacak ....
Kızıma kim sorarsa sorsun o Enes abisiyle evlenecek....

PARMAK BOYASI DEDİĞİN İŞTE BÖYLE YAPILIR


parmak boyası yapmak eğlenceli gibi görünsede insan stres oluyo biyerler batacak diye çünkü hatice ile birlikte öyle bi girişimde bulunmuşlardı oyüzden tek renk boya çıkar ortaya ve herşeye o yetmeli yoksa işin içinden çıkılmaz..

CREMOLA İŞTE BÖYLE YAPILIR



mutfakta zaman geçirmeyi seviyoruz. Kuzumun mutluluğu yeter yemesekte olur...

1 Kasım 2010 Pazartesi

YENİ NEVRESİMİMİZ


Kızım resmen bi mickey hastası heryer doldu taşacak artık ama genede kendimize hakim olamıyoruz Zoi teyzemiz sağolsun taç fabrika satış mağazasına gidip bize ciciler aldı. Tekrardan kendisine teşekkür etmek istiyorum. Kargoda biraz takılsada sonunda elime ulaştı gerçekten çok güzel alt çarşaflar çoğunlukla tek renk olur ama bunun alt çarşafı bile desenli kuzumun akşama yüzünde oluşacak mutluluğu şimdiden görür gibiyim. Mıcky li alınacak herşey kabulümüzdür DUYURULUR........

20 Ekim 2010 Çarşamba

TAFFY BAYB HEDİYEMİZ


kızımın gerçekten şansı açıldı galiba taffy baybde yarışma vardı ve KAZANMIŞIZ...

Bebeğinizden gelen en enteresan sorular, en komik cevaplar!


kızımın odasının çok dağınık olduğunu görünce kızım odanı toparlarmısın dedim
verdiği cevap akıllara zarar
"kapıyı kapat görmezsin"

bu yaşanmış olayımızla hatta burdaki posumdada bahsemiştim ve jüri bizi seçmiş gerçekten çok teşekkür ediyoruz.
Hep söylerim kızımda dil pabuc kadar diye bu sefer işe yaradı :):):):)
Ürün elimize ulaştığı gibi kendimiz yapıp resimlerimizide sizlerle paylaşırız. Gerçekten çok heycanlı bi çalışma olacak ve çok iyi bi hatıra....

BOOTİES HEDİYEMİZ


Kızım bugünlerde çok şanslı bootiseten çorap patik kazanmış gerçekten çok şirin bi ürün gelince resimlerinide yayınlarım. Resimdekileri minik görünce kızıma göre yoktur diye düşündüm ama 30 numaraya kadar üretim yapılıyomuş çok sevindim kuzum sıcacık sıcacık giyecek....

17 Ekim 2010 Pazar

GECE 00:50 NELER YAPILIR


Gecenin 00:50 sinde 3 yaşını yeni doldurmuş bi çocuk sizce ne yapıyodur..

Yaklaşık 2 saat önce yediği çikolatadan 1 parça yere düşürdüğü için karıncalar çikolatayı istila etmiş ve kızımda karıncaları tek tek hakkın rahmetine kavuşturuyo yapma desemde dinleyenmi var tabiki yok

"anne bunlar ısırmıyolarki kormaya gerek yokmuş " diye bir yorum ve artık karıncalar malesef yoklar....

HAYT BAHÇESİ VE KIZIM



Kızım cumartesi günü Aysun öğretmeniyle hayvanat bahçesine gitti tabiki ona göre hayt bahçesi ordan kipa baya bi gezdiler
zeynebe eğlendinmi yada neler yaptınız diye sorulmuyo zaten sorsanda cevap alamıyosun nedendir bilmiyorum hiç bişey anlatmıyo .....

15 Ekim 2010 Cuma

Torun Sahibi Olmak

Torun sahibi olmaktan daha güzel ne olabilir?
Düşünsenize, dünyanın en tatlı bebeğinin resimlerini çekmek, doğum günlerini kutlamak, okul müsamerelerine katılıp, onun heyecanını paylaşmak ne güzel bir duygudur. Torun sahibiyseniz, ya da ileride olacaksanız, bunun çok keyifli ama bir o kadar da sorumluluk gerektiren bir iş olduğunu bilmelisiniz. Çocuklarınız ve torunlarınızla sevgiye dayalı, pozitif ilişkiler kurmanız için size bazı önerilerimiz var.
Rolünüzü Netleştirin
Annesi ve babası onun gerçek bakıcıları, siz ise arada bir Cumartesi geceleri dışarı çıkarken çocukların emanet edildiği biri mi olacaksınız? Yoksa torununuzun gelişiminde çok daha aktif rol alıp örneğin hergün okuldan sonra onunla siz mi ilgileneceksiniz? Torunların bakımı konusundaki tavrınız net olmalı ve aileniz sizden maddi manevi neyi talep edebileceğini, neyi edemeyeceğini açık bir şekilde bilmeli. Bu herkes için büyük kolaylık sağlayacaktır.
Sorun ne olursa olsun en önemli nokta, iki tarafa da uygun olan çözümü bulup uygulamaktır. Sadece bir tarafın isteklerine uyan hiçbir çözüm kalıcı olamaz. Hem çocuklarınızla hem de torunlarınızla iletişiminiz her zaman dürüst ve samimi olsun. Mesela çocuğunuza haftanın üç günü torununuzu okuldan almayı gerçekten çok sevdiğinizi anlatıp diğer iki günde de kendi işlerinizi halletmeniz gerektiğini net bir şekilde anlattığınız zaman hem çocuklarınıza yardımcı olmuş olacaksınız hem de sizin adınıza uygulayamayacağınız planlar yapmalarını önlemiş olacaksınız. Karşılıklı saygı ve samimiyet herşeyi yoluna sokacaktır.
Varsayımlarla Hareket Etmeyin
Sizden neler beklendiği konusunda kendi kendinize varsayımlarda bulunmayın. Bunları sorarak, konuşarak netleştirmeye çalışın. Örneğin, sizden torununuzun karnını doyurmanızı, banyosunu yaptırmanızı mı bekliyorlar yoksa sadece birlikte zaman geçirmeniz ve eğlenmeniz, okuldan sonra anne babası eve gelene kadar ona göz kulak olmanız yeterli mi? Sizi rahatsız eden veya mutsuz eden bir durum varsa bunu mutlaka söyleyin. Mesela cezalandırma konusunda. 4 yaşındaki bir çocuk siz onu durduruncaya kadar konuşacak, her söylenene uygun ya da uygunsuz bir şekilde karşılık verecektir. Eğer anne babası yaramazlık yaptığında torununuzu odasına göndererek cezalandırıyorsa ancak siz sadece televizyon izletmemek yeterlidir diye düşünüyorsanız bunu onlarla paylaşın. Bu tür durumlarda proaktif olmak ve henüz ortada bir sorun yokken çözümleri netleştirmeniz ileride daha çok sıkıntı yaşamanıza engel olacaktır.
Önyargılı Davranmayın
Şurası kesin ki, torununuzun yetiştirilmesi konusunda çocuklarınızla zıtlaştığınız konular mutlaka olacaktır. Bu tür durumlarda bunu konuşarak çözmeniz, sürekli savunma halinde olmamanız, ve ilk planda torununuzun güvenliğini ve iyiliğini düşünmeniz önemlidir. Her ne kadar söylediklerinizi “eski moda” diye nitelendirseler de çocuklarınız dediklerinize kulak verecektir. Yeter ki söyledikleriniz adil, tutarlı ve mantıklı olsun. Eğer uygulamacı değil de öğüt verici olmanız isteniyorsa, deneyin; denemekle birşey kaybetmezsiniz. Çocuklarınızın fikirlerine karşı önyargılı davranmayın ve tartışmaya açık olun. Unutmayın ki, eninde sonunda sizin torununuz ise onların da çocuğu.
Tam Gün Çocuk Bakımı
Eğer torununuzla tüm gün siz ilgilenecekseniz öncelikle cesaretiniz ve enerjinizi tebrik etmemize izin verin. Bu zor görevi gerçekleştirirken birkaç noktayı aklınızdan çıkartmayın lütfen: Sizin çocuk büyüttüğünüz günlerden bu yana çocuk bakım teknikleri ve sağlık standartları çok değişti. Dolayısıyla bu işin en başından itibaren kendinizi eğitmeniz gerekecek. Her ne kadar çocuklarınızı büyütürken yeterince tecrübe kazanmış olsanız da bu sefer vücudunuz sizi biraz daha yorabilir. Fazladan ağrılar ve sızılar sizi yıldırmasın. Geçen yıllar boyunca çocuk yetiştirmede nelerin önemli olduğunu deneyerek öğrendiniz. Şimdi bunları uygulama fırsatınız var. İçgüdülerinize güvenin, onlar için ne kadar önemli olduğunuzu hiç unutmayın ve arada bir kendinize de zaman ayırın.

10 Ekim 2010 Pazar

DAYIMI ZEYNEBİ UYUTUR YOKSA ZEYNEPMİ DAYIYI


Tabiki zeynep dayıyı uyutur ve bişey olmamış gibi yanında sıyrılır gelir....

YOLCULUK+BEBEK


BEBEK + EMZİK + BATTANİYE + ZEYNEP + HEPSİNİ TAŞIMAK ZORUNDA KALAN ANNE

feci bir yolculuktu allahtan bişeyimiz eksik kalmamış :):):):)

BABAYLA YAPILAN FAALİYET ÇALIŞMASI


Babayla yapılmaya çalışılan boyama çalışması ama tabiki ağlama ile bitiyo nedenmi sen benim papağanımı boyadın yaaaa.....

Bİ ÇOCUK KENDİNİ NASIL SAKATLAMAYA ÇALIŞIR


İŞTE BÖYLEEE.....

5 Ekim 2010 Salı

ÜZGÜNÜM


arkadaşlar annem bugün ameliyat olduğu için
yarın istanbula gidiyorum oyüzden bir süre aranızda yokum döndüğümde kaldığımız yerden devam ederiz...


Zeynep serüvenine kısa bi ara....




Kendizine çok çok iyi bakın....

1 Ekim 2010 Cuma

ÜZÜLDÜM...



çok üzüldüm yaaaa...
kuzum sabah böyle hoplaya zıplaya okula gitmişken..
Kreşin kapısından girdik bişey yoktu...
İçer ayakkabılarımızı giydik yine bişey yok sonra bir çığlık anlatamam.....
Çok üzüldüm yaaa....
Allahtan en fazla 2dk sürüyo şimdi gayet iyimiş....

30 Eylül 2010 Perşembe

KUZUMMMM


kuzumsun....

29 Eylül 2010 Çarşamba

EĞLENCENİN CEVABI


Göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ederim..
Daha fazla bekleyemeyeceğim...
Biraz eğlenelim istemiştim iyide ettim sanıyorum...
Kızım ve önündeki bidonlar...
Öğretmen ve öğrencileri temsil etmekteydi....
40 yorumdan 8 arkadaşımızın yorumu doğrudur...

ibalci32 dedi ki...

kızınız öğretmen bidonlarda öğrenci olabilr
ilknur balcı
circirbocegi_26@hotmail.com
ayse dedi ki...
bidonlar öğrenci:)
ayyyyseeee@hotmail.com
FUNNY ME dedi ki...
Zeynep öğretmen onlarda öğrencileri olabilir mi?
Şeyda Ergenekon
emk87 dedi ki...
bence öğretmen olup bidonlara ders anlatıyor :) direk aklıma bu geldi :D
ereknur dedi ki...
Canım çok farklı bir etkinlik başlatmışsın inan çok güzel olmuş.Benim kızım kreşe başladığından beri öğretmencilik oynamayı çok seviyor.Hep kendisi öğretmen diğer herkes çocuk oluyor.Zeynep de muhtemelen aynı şeyi düşünmüştür.Arkadaşları olarak dizip konuşuyor olabilir.Ayşenur EREK ereknur@mynet.com
kazim_torun dedi ki...
merhaba, bence kendisini öğretmen, bidonlarıda öğrenci olarak görüyor
Kazım Törün kazimtorun@hotmail.com.tr
firuzeyno10 dedi ki...
valla cnm bilemedim ben o kadar genişki bunların hayal dünyaları.çekilişe katılmka için değil ama arkadaslar dedığı gibi öğretmen öğrencı mantıklı gelıd bana.
balaşım merak ediyorum neymiş
adriana1983 dedi ki...
öğretmen ve öğrencileri yada
otobüsteki yolcular olabilir sanki elinde bilet mi tutuyor ne


çekilişi kızım yaptı sayılır 8e kadar bi rakam söylemesini istedim ve bana verdiği cevap 7

firuzeyno10 tebrikler iletişim bilgilerini bana mail atarsan sevinirim...


Bu arada hediyelerimizide açıklıyalım...

Çamsakızı çoban armağanı (kazanan arkadaşımız inşallah beğenir)


ÖLÜRÜMMMM



Arkadaşlar sizce bu kız beni çok yaşatır mı?
Akşam odan çok dağalmış kızım odanı toplarmısın dedim.
Normal olan bi çocuk neder sizce ...
Benim kızımın verdiğin cevap..
"kapısını kapat görmezsin"
şaşırdım kaldım diyecek bişey bulamadım....

KİTAPLARIMIZ



Her sabah evden çıkışımız resmen olay oluyo.. Bu sabahta kitaplarımıda götürücem ama götürülecek gibi değilki bi dünya kitap var. Eline aldıklarının devamıda var onlar nerdeymiş bulamadı ağlaya zırlaya çıkmaya çalıştık tabiki gene olmadı sütümüzü unuttuk hadi süt yaptık derken tabikiii minibüs kaçtı sonra dakikalarca durakta bekledik....

Çocuğunuzun zeki olması sizin elinizde!

Eğitim-öğretim yılının başlamasıyla okula yeni giden çocuğunun dersi anlayıp anlamadığı ve çocuğunun zeki olup olmadığının aileleri tedirgin eden konuların başında geldiği kaydedildi.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nilüfer Toprakçı, çocukların zeki olmasında genetik etkenlerin yanı sıra çevresel faktörlerin de çok etkili olduğunu söyledi. Zeki bir çocuğa sahip olmada okul öncesi eğitimin önemini vurgulayan Toprakçı, çocuğun 3 yaşından itibaren topluma uyum sağlamayı öğrenmesi, ilkokula daha donanımlı başlayabilmesi için 3 yaşından itibaren çocukların anasınıfına, yuvaya gönderilesi gerektiğini dile getirdi.

-ÇOCUKLARA ÇAY İÇİRMEK ZEKİ OLMASINI ENGELLİYOR-
Özellikle demir eksikliğinin zihinsel gelişimi, okuldaki dikkati olumsuz yönde etkilediğini belirten Toprakçı, Türk toplumunda yaygın olan çay içme alışkanlığının bebeklere, çocuklara da öğretildiğini ve bunun ciddi demir eksikliğine sebep olduğunu ifade etti.

Demirin özellikle kırmızı ette ve yumurtada olduğunu, et alamayan ailelerin yumurta ile bu eksikliği giderebileceğini belirten Toprakçı, kuru baklagiller, pekmez, yeşil yapraklı sebzeler de demir bulunduğunu söyledi.

Ailelerin çocuğun büyüme ve gelişimini yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çeken Toprakçı, düzenli olarak doktor kontrollerinin de yapılması gerektiğini vurguladı.

-KİTAP OKUYAN ANNE BABANIN ÇOCUĞU DAHA ZEKİ OLUYOR-
Toprakçı, okul öncesi dönemde çocuğun içinde bulunduğu ev ortamından etkilendiğini, kitap okumayan bir ailede büyüyen çocuğun da kitap okumayı sevmediğini dile getirdi.

Küçük yaştan itibaren çocuğa evde kitap sevgisi aşılanması gerektiğini söyleyen Toprakçı, anne babası kitap okuyan çocuğun okul döneminde dikkatini toplamasının, algılamasının daha kolay olduğunu, evde kitap okunmayan bir ailede büyüyen çocuğun ise okula başladığında kitaplara çok yabancı olduğunu, ödev yapmayı, ders çalışmayı bir külfet olarak gördüğünü ifade etti. Toprakçı, çocuğun zihinsel gelişiminde beslenme ve genetik yapının yanında evdeki huzurunda önemli olduğunun altını çizdi.

-ZEKİ BİR BEBEK İÇİN NELER YAPMALI?-
İnsan hayatının ilk yıllarının beyin gelişiminde çok önemli olduğunu, bu dönemde bebeği desteklemenin, zeki bir bebek yetiştirmenin anne-babanın elinde olduğunu vurgulayan Toprakçı, bunun için gerekli olanın sabır ve bebeğe ayrılacak zaman olduğunu belirtti. Bebeğin gelişimi için en gerekli etkenin insanlarla iletişime girmek olduğunu söyleyen Toprakçı bebeğin gelişimini desteklemek için ailelerin yapabileceklerini şöyle sıraladı:

"Yenidoğan bebeğinizle göz teması kurun, gözlerinin açık olduğu o değerli anları kaçırmayın.
Bebekle konuşun, ona bir şeyler anlatın.
Bebeğinizi emzirin. Anne sütünün yararları yanında, beslenme seansları bebekle göz göze gelme, konuşma, şarkı söyleme fırsatı yaratacaktır.
Bazı mimikler yapın, yüzünüzü komik şekillere sokun. 1-2 günlük yeni doğan bebekler bile yüz hareketlerini taklit edebilirler.
Aynada kendisini görmesini sağlayın.
Onu gıdıklayın, gülmesini sağlayın.
Birlikte yürüyüşlere çıkın. Etrafta gördüklerinizi, duyduklarınızı ona anlatın. Onu markete, alışverişe, parka götürün.
Ona şarkılar söyleyin. Bu, sizin uydurduğunuz bir şarkı da olabilir.
Ona müzik dinletin. Bazı çalışmalarda, müzik ritimlerini öğrenmenin ileride matematik öğrenmeyi kolaylaştırıldığı gösterilmiş.
Bir şey yapmadan önce, ona ne yapacağınızı söyleyin (Şimdi ışığı kapatıyorum gibi) Böylece, neden-sonuç ilişkisi kurmaya başlayacaktır.
Ona kitap okuyun, resimleri gösterin, her şeyin adını söyleyin.
Değişik dokulu kumaşları, giysileri ellemesini sağlayın, onları cildine değdirin.
Yiyecekleri ellemesine, kendini beslemeye çalışmasına izin verin.
Hareketlenip emeklemeye başladığında, yerde yastıklar, oyuncaklarla engelli bir parkur oluşturun.
Ona masal anlatın.
Televizyonu kapatın.
Banyo sırasında, plastik kaplara su doldurup boşaltmasına, suyla oynamasına izin verin."

28 Eylül 2010 Salı

DOĞUM GÜNÜ VARRR



bugün kreşte arkadaşının doğum günü varmış ve çok güzel giyinmeliymiş...
Bu kız beni öldürecekkkkkk

24 Eylül 2010 Cuma

BUGÜNKÜ STİLİMİZ


Bu sabah daha rahat kalktık çünkü akşam erkenden uyuduk. İnşallah hep böyle olur.. Hayatımız düzene girer geç yattığında sabah kaldırmak çok zoruma gidiyo. Kendisi kalkıyo aslında ama uykusunu alamadı diyerek ben üzülüyorum...

23 Eylül 2010 Perşembe

KURBAN OLURUM SENİ VEREN ALLAHA








KARŞIDAN-KARŞIYA


Karşıdan karşıya geçmyi öğreniyorz...
"Koşmadan hızlı adımlarla ama dimi anne"


Karşıya geçtik..
"Şimdi sağa sola bakıcam dimi anne"



hızlı adımlarla yine karşıa geçiyo....

KREŞTE DOĞUM GÜNÜ


Bu yıl 3. doğum günümüz ama bence en güzeli bu oldu en azında arkadaşlarıyla eğlendi çok güzel fotolar var ama ileriki günlerde yayınlıycam fotoları...
Minik kuzum benim nice senelere....
Pastamızda biraz aksilikler oldu..
Hiç telefonunu unutmayan ben doğum günü telefonumu evde unutmuşum tabiki pastanedi arkadaşlar bana ulaşamamış. Şeker boyaları bittiği için yan resimdeki fotoyu vermiştik pastanın üstüne konulsun diye biraz bulanık olmuş ama oda nazar boncuğumuz olsun...

20 Eylül 2010 Pazartesi

kızın şöför olacakmış.....

kızın varmı gerçekten derdin var...
kızım minübüs şöförü olacakmış saatlerce şöförün yanındaki motor üstü boş olan minübüs bekliyoruz kreşten sonra.. Neden hanımefendi orda oturarak gelecekmiş çoğu şöför tanıdı zaten daha kapıyı açar açmaz gel otur diyolar.. Yazından babasıyla eve gelirken biri yine otur demiş sabırsız kızım şöför ona minder verene kadar dayanamayıp pat diye oturmuş tabiki sonuç popomuz motorun sıcaklığından yanmış. Şimdi minder vermeye çalışan şöför bizim gözümüzde mimli onun arabasına denk gelirsen motor üstünde oturmaya yeltenmiyoruz bile... Ama diğerleri olunca gözünü içine bakıyo adamların... Minübüs dolu olunca tamamda boş olunca adama dönüp burda oturabilirmi demek bana ayıp geliyo nerden bilsin adam bizimki şöför olacak hayalleri büyük...
Geçen yine bindik minübüse orta yaşlarda bi amca "otura bilirmiyim" dedi bizim kız kısık bi sesle adamcağız "tamam" dedi. Bizimki otrudu oturmasına ama susarmız susmaz...
Ben mum üfledim 4 yaşında oldum.
Şöförde tık yok...
Ben mum üfledim 4 yaşında oldum..
Şöförde yine ses yok..
Eğiliyoruz yüzüne bakarak..
Sen beni duymuyosun galiba...(fırçalıyoruz adamı)
Mecbur adam konuşmak zorunda kalıyo....
Hergün aynı dert çıldırıcam artık yaaa.....

14 Eylül 2010 Salı

biraz eğlenelim istiyorum

uzun bi aradan sonra hep beraber eğlenelim istedim...
sizce bu su bidonları kızım için neyi temsil ediyo.....
oyunda ne olarak nitelendiriliyolar....
bakalım kimler doğru tahminde bulunacak....

doğru tahminde bulunan arkadaşlar arasında çekilişle 1 arkadaşımıza süpriz bir hediye vereceğim...

herkeze şimdiden bolşans:):):)
tahminlerinizi yorum olarak yazmanız gerekiyo arkadaşlar
isimlerinizi ve mail adreslerinizi yazmayı unutmayın..
30.09.2010 son gün..


neden böyle

neden böyle oldum yaaa önceden bloguma bişey eklemediğimde huzursuz olurdum şimdi günlerdir yüzüne bile bakamıyorum.. ama yazılacak okadar fazla şeyler varki anlatamam size hadi nursel kaldır kendini neler var yazılacak diyorum ama şeytan işte bi türlü izin vermiyo hemen toparlanıp kendime gelmem lazım...
kızımla çekilmiş bir sürü fotolar var yapılan bir sürü olaylar biran önce kendime gelmem gerektiğini düşünüyorum...
hadi nursel gel artık kendine.....
silkelen ve kendine gel:):):)

1 Eylül 2010 Çarşamba

ÇOK UZUN ZAMAN OLDU...

çok uzun zaman oldu yazmayalı ,
işlerin yoğunluğundan...
tatil falan derken uzan bi ara verdik artık tekrardan sizlerleyiz. Yazmadığımız dönemde çok şeyler oldu.
İzne çıktık ve kısa bi balkan turu yaptık kısa sürede...
Tekirdağ-İstanbul-Babaeski-Kırklareli-Edirne turu attık..
Kızıma İstanbulda doğum günü yaptık.
Her zaman istediğim Ortaköyde kumpir yiyip boğaz turu yaptık. Resimleri ileriki günlerde paylaşırım... Gerçekten çok mükemmel bir tatil geçirdik...
Döndükten sonra zuzum kreşte biraz mızmızlansada şimdi herşey yoluna girdi allah çok şükür.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

ZONGULDAK HEDİYELERİMİZ

Karşı komşum Yasemin memleketi Zonguldak'a gitmişti. Cumartesi günü akşam üzeri döndüler iyiki döndüler yoksa ben artık patlayacaktım yalnızlıktan. Gece kahve içmeleri güzel oluyormuş yokluğunda bunu çok iyi anladım. Gerçi yasemin birazda delidir 2/3 ay gelmez diye korktum ama allah şükürler olsun zamanında döndü...
Tabiki oralarda da kızımı unutmamış ve ona ciciler getirmiş...
Yaseminde bende birazcık toka delisiyiz. Bir yerde toka görmeyelim sanki evde hiç yokmuş gibi davranırız. Yasemin tabiki yine aynı modta çocukların hiç tokası yok ya toplamış gelmiş... Bide güzel kalmamış oyüzden fazla alamamış:):):):)

Yaseminin evdekileri ve bizimkileri toplasak kesin küçük bi tokacı dükkanı kurarız..

Yaseminin ablası okullar açılıyo diye eylül gibi daha güzelleri geliyo şimdi adamlar ellerinde kalanları satıyo demiş bizim delide hemen aaa eylülde gelebilirim nasılsa ozaman alırım moduna girmiş... Şimdi eylülü bekliyoruz değişik tokalar için :):):)
Dükkan açmaya kesin kararlıyız galiba :):):)



1 paket daha vardı hello kity li onları sabah kreşe giderken taktık kuzumun başında şimdi uyuduğu için onları fotoya dahil edemedim..

HAFTA SONU...

Hafta sonu süper geçti.. Çünkü arkadaşım özge bize geldi.. İşyerindekilere haftasonu misafirim var arkadaşım gelecek dedim. Tabiki aaaa ne güzel arkadaşın okuldanmı falan soruları ile karşılaştım. Hayır kampanya arkadaşım dediğimde millet bana deli gibi bakıyordu. Nasıl tanıştın...açıkçası hatırlamıyorum bile sadece kızıma blog hazırlarken pekişti galiba arkadaşlığımız diye düşünüyorum. Bi baktım arkasından dert yoldaşım gibi oldu.. Bütün dertlerimizi paylaşır olduk.. Tüm gün msn den görüşen iki deli olduk. Msn harici olan biten herşeyi ertesi gün birbirimize anlatır olduk.

Birbirimizde telefonlarımız olmasına rağmen mesajlaşmamıza rağmen bize geldikleri güne kadar hiç telefonda dahi sesini duymadığım bi arkadaşım vardı. Sanki arayıp sesini duysam aramızdaki arkadaşlık büyüsü bozulacak gibiydi..Oyüzden hiç arayamamaıştım...

Sabah kalktığımda neredesiniz diye aradım ve ilk sesini ozaman duydum ama hiç yabancı değildi yıllardır tanıdığım biriydi sanki..

O kadar samimi hissediyordumki kendisini evime ilk gelmesine rağmen utanmadan eşofmanla karşılaya bildim.. Bi baktımki oda eşofmanlarla gelmiş:):):)

Balkonda güzel bi kahvaltıdan sonra kahveleri içip fal bakmaya koyulduk. Ne anlatabilirdiki bana herşeyimi bilen biri ne kadar inandırıcı bi fal olurdu.

2 olaya çok koptum

1 olay : Ayşe teyze (özgenin annesi) geldiklerinde eşine haber vermek için aradı biz geldik özgenin arkadaşındayız Çanakkalede dedi ve orda koptum. Amcan özgenin çorluda bi arkadaşına kahvaltıya gideceklerini sanıyormuş oysaki bizim kızlar denizi bile geçtiler...

2. olay : Yurtdışından gelen bi amcam feribotta DUR YOLCU yazısını arıyo tabiki geliboludan feribota bindiği için yazı Eceabatta olduğundan göremiyo. Nerde asker askerimi isterim ben. Orda yazı yazıyodu bak AK parti onuda kaldırtmış gibi yorumlar yapmış Özge anlattıkça ben koptum zaten..


Ve son olarak özgenin kızıma getirdiği ciciler banada getirmiş çok sağolsun ama ıslak olduğu için foto çekemedim.




11 Temmuz 2010 Pazar

KIZIM EVLENİYO...


Kızım evleniyomuş... haberim yok hemde kimle öğretmeni Gökben'in oğlu Enes abisiyle. Anne ben evlenicem diyo Enes abimle yavru kuzum seviyolarmış birbirlerini aşıkmışlarr.. Aşk nedir diyorum bilmiyomuş canım benim... Gökben izinde olduğu için Enes abiside kreşe gelmedi 1 hafta gelmesini bekledik son gün Yasemin öğretmenle Aysun öğretmen kızıma kına gecesi düzenlemiş buda kızımın süslenmiş hali....
 

CANIM KIZIM © 2008. Design By: NetFikir.net